İşçi Göçleri

almanya-treni

İşçi Göçü ve Özellikleri

Ekonomik gelişmenin yavaş olduğu ülkelerde iş olanaklarının kısıtlı olması, iş imkanlarının fazla olduğu gelişmiş ülkelere doğru olan göçlere neden olmaktadır. İş bulmak ve çalışmak amacıyla yapılan bu göçlere işçi göçleri denir. İşçi göçleri mevsimlik, kısa süreli ve uzun süreli olabilir. Bu yazımızda üzerinde duracağımız göç yurt dışına yapılan uzun süreli göçler olacaktır.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra yıkılan Avrupa ekonomisini yeniden kurmak için 1952-1954 yılları arasında Almanya, Belçika, Avusturya ve Fransa gibi ülkelerde ciddi bir kalkınma hamlesi başlamıştır. Bu ülkelerin kalkınma çabaları dış ülkelerden önemli sayılabilecek bir iş gücü ihtiyacını beraberinde getirmiştir. 1952’den itibaren Federal Almanya yabancı iş gücü çalıştırmaya başlamıştır. Portekiz, İspanya, Yunanistan ve İtalya, Avrupa’da işçi göçü veren bazı ülkelerdendir. Kuzey Afrika’da yer alan Cezayir, Fas ve Tunus gibi eski sömürge ülkeleri de özellikle başta Fransa’ya olmak üzere işçi göçü vermişlerdir. Türkiye ve Yugoslavya da bu göç kervanına katılan ülkeler arasında yer almıştır.

Türkiye’de işçi göçünün zaman içinde hızla arttığı görülmektedir.

İşçi göçlerinin başlıca nedenleri;

* Hızlı nüfus artışı
* Kırsal alanda isteklerin çoğalması ve çeşitlenmesi
* Gelir dağılımındaki bozukluklar,
* İstihdam sorunları
* Kırsal kesimdeki gelirin düşük olmasıdır.

Türk vatandaşlarının hızla gelişmekte olan Batı Avrupa ülkelerinin işgücü piyasalarında meydana gelen boşluğu doldurmak üzere bu ülkelere yönelik göçleri 1960’ların ilk yıllarında başlamıştır. İlk zamanlarda çoğunluğu kırsal kesimden gelen Türk “misafir” işçilerinin istihdam amacıyla yurtdışına gidişlerindeki ortak amaçları, ülkemizde yapacakları küçük ölçekli yatırımlar için sermaye biriktirmek olmuştur. Bu amaçla çalışmaya giden Türk işçilerin büyük çoğunluğu ailelerini Türkiye’de bırakmışlardır.

isci-gocu-02

İşçi akımının düzenli gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak ve göçmen işçilerin ve işverenlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere Türkiye Almanya ile 1961’de, Avusturya, Belçika ve Hollanda ile 1964’te, Fransa ile 1965’te ve Avustralya ile 1967’de işgücü anlaşmaları imzalamıştır.

1970’lerin başında Türk göçmenlerin Batı Avrupa ülkelerindeki mevcudiyetleri geçici olmaktan çıkarak daimi bir hal almaya başlamıştır. Bu değişiklik, özellikle, 1974’teki petrol krizinden kaynaklanan ekonomik durgunluğu takip eden dönemde hükümetlerin göçmen işçi akımını durdurarak daha önce ülkeye gelmiş olanları kendi ülkelerine geri gönderme veya yerel toplumla uyumlarını sağlamak üzere aileleriyle birleştirme kararı aldıklarında hissedilmiştir.

isci-gocu-01

Türk işçilerin Batı Avrupa’ya göçü 1974 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihten itibaren, işgücü Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Körfez ülkelerine, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ise Rusya Federasyonu ve Orta Asya ülkelerine yönelmiştir. Bu değişiklik, Türk müteahhitlerinin bu bölgelerde üstlendiği altyapı projelerine ve Türk ekonomisinin dış dünyaya açılmasına bağlı olarak meydana gelmiştir.

Yıl Yurt Dışına Giden İşçi Sayısı (kişi)
1961 – 1964 109.205
1965 – 1969 241.056
1970 – 1974 459.321
1975 – 1979 76.453
1980 – 1986 317.847
2003 34.151
2004 40.198
2005 60.355
2006 81.379
2007 75.268
2008 58.584
2009 59.479
2010 54.829
2011 52.491
2012 43.470

En fazla Türk vatandaşı bulunduran ülkeler: Almanya, Fransa ve Hollanda

Son 10 yılda ağırlıklı olarak işçi gönderdiğimiz ülkeler; Rusya, Irak, Suudi Arabistan, Türkmenistan, Katar, Afganistan, Cezayir, Libya, Azerbaycan, Fas.

Karşılaştırma sitesi enuygun.com’un Devlet Planlama Teşkilatı ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen araştırmasına göre hazırladığı infografik işçi göçünün kafanızda biraz daha somutlaşmasına yardımı dokunacaktır.

infografik-turkler

 

Sevebilirsin...

  • İşçi göçleri ve özellikleri, işçi göçünün sebepleri

  • Rabia

    hocam bu ayrıntılar YGS veya LYS de çıkarmı

    • Ben konu biraz ayrıntılı olsun istedim. Bu kadar ayrıntı çıkmaz. Ama baştan aşağı bir kere okumanız çok faydalı olur.

      • Rabia

        tamam hocam sağolun