Yeryüzünde Sıcaklık Dağılışını Etkileyen Faktörler

Yeryüzünde Sıcaklık Dağılışını Etkileyen Faktörler

sicaklik-infografik-1000

İnfografiği yüksel çözünürlüklü PNG formatında indirmek için tıkla…

İnfografiği yüksek çözünürlüklü JPEG formatında indirmek için tıkla…

İnfografiği PDF formatında indirmek için tıkla…

İKLİM ELEMANLARI

Sıcaklık, basınç, rüzgar, nem, yağış, bulutluluk gibi atmosfer olaylarına iklim elemanları denir. Bir bölgede etkili olan iklim karakterleri iklim elemanlarının kontrolü altındadır. Sıcaklık, iklim elemanları içinde en fazla etkiye sahip olandır. İklim elemanlarını kontrol eder, dağılış ve etkinliklerinin belirler. Herhangi bir yerde etkili olan iklimi tespit etmek için, iklim elemanlarının tam incelenmesi gerekir. Bunun için günlük atmosfer olaylarının gözlemlenmesi ile elde edilen değerlerin aritmetik ortalamaları alınır.

İklim karakterleri belirlenirken, ortalamaların yanı sıra, uzun yıllar içinde görülen maksimum ve minimum değerlerde (ekstrem) kullanılır. Ayrıca maksimum değerler içindeki uç değerler de tespit edilir. Bu değerler o anki atmosfer olaylarının iklim karakterlerinden ne kadar saptığını gösterir.

Sıcaklık

Isı ve sıcaklık çoğunlukla birbiriyle karıştırılan iki kavram olmakla birlikte aynı şey değildir. Basit anlamıyla;
ISI: Bir cismin içinde var olan potansiyel enerjiye verilen isimdir.
SICAKLIK: ise bu potansiyel enerjinin (ısı) açığa çıkmış halidir.

Teknik Tanımları ile ısı ve sıcaklık:

ISISICAKLIK
Isı bir enerji türüdür ve diğer enerjilere dönüşebilir. Ortamda bulunan tüm moleküllerinin sahip olduğu çekim potansiyel enerjileri ile kinetik enerjilerinin toplamına ısı denir. Isı enerjisi moleküllerin hareketi ile transfer edilir. Herhangi bir maddenin ısısının artmasıyla moleküllerinin hareketi hızlanır. Cisim ısındıkça moleküllerin knetik enerjisi artar. Bu nedenle Enerjisi fazla olan cisimleri sıcak enerjisi az olan cisimleri ise soğuk olarak hissederiz. Isı kalorimetre kabı ile ölçülür. (Kaynak: meteoroloji.org.tr)
Sıcaklık ısının ölçüm tanımlamasını yapan bir birimdir, enerji değildir. Bir başka deyişle sıcaklık ortamdaki ortalama moleküler hareketin bir ölçüsüdür. Isı ve sıcaklık birbirine bağlı olarak değişen kavramlardır. Yani ısısı fazla olan bir cismin sıcaklığı fazla, ısısı az olan bir cismin sıcaklığı azdır. Isı enerji olması sebebi ile bir büyüklüktür. Sıcaklık ise yalnızca bir semboldür ve termometre ile ölçülür. (Kaynak: meteoroloji.org.tr)

Yeryüzü ve atmosferin temel ısı kaynağı Güneş’tir.

Güneş etrafına yaydığı ışınlara güneş radyasyonu denir. Güneş ışınları dalga demetleri halinde yer yüzüne ulaşır. Dalga demetleri, çevreyi aydınlatan ve renklerin algılanmasını sağlayan ışık ışınları, ısı enerjisini taşıyan kızıl ötesi (enfaruj) ışınlar ve bitkilerde özümlemeyi sağlayan mor ötesi (ultraviyole) ışınlarından oluşur.

Güneş’ten atmosferin üst katlarına gelen ışık demetlerinin tamamı yeryüzüne ulaşmaz. Bir kısmı atmosfere, bulutlara ve yer yüzüne çarparak geriye yansır. Işınların geriye yansıması olayına albedo denir. Albedo her zaman sabit değildir.

Güneş ışınlarının su, kar, buz gibi pürüzsüz yüzeylere değdiği yerlerde ve dar açıyla geldiği dönemlerde geriye yansıma fazla iken, dik açıyla geldiği dönemlerde ve pürüzlü yüzeylere çarptığı yerlerde geriye yansıma azalır. Güneş ışınlarının yaklaşık %33’ü albedoya uğrar. Güneş ışınlarının albedodan arta kalan %67’si atmosferi ve yeryüzünü ısıtır, aydınlatır.

Atmosfere ulaşan güneş ışınlarını %100 kabul edecek olursak,
%25’i yoğunluk farkından ve bulutlara çarparak uzaya yansır.
%25’i atmsofer içinde dağılır.(difüzyon)
%15’i atmsofer tarafından emilir.(asorpsiyon)
%8’i yeryüzüne çarpınca uzaya yansır.
%27’si yer yüzü tarafından tutulur.

01-gunes-isinlarinin-yeryuzune-dagilisi

Güneş ışınlarının atmosfer içinde kırılıp dağılmasına difüzyon denir. Difuzyona uğrayan ışınlar, gölgede kalan kısımların ve gecelerin çok soğuk olmasını önler. Aynı zamanda gölgelerin yarı aydınlık olmasını sağlarken, gökyüzünün de mavi görünmesini sağlar.

Yükseklere doğru çıkıldıkça tutulma azaldığından sıcaklık düşer.Sıcaklık düşmesi ortalama her 100 m de ortalama 0,5C kadardır.Kış mevsiminde bazı günler soğuk hava kütleleri alçalır, alçak kesimlere ve vadi içlerinde sıkışırlar.Buralarda alçak kesimler soğukken, yükseklerde daha sıcak hava kütlelerine bulunabilir.Bu olaya sıcaklık terselmesi ismi verilir.

Sıcaklık, coğrafi koşulları ve diğer atmosfer olaylarını en yakından kontrol eden iklim elemanıdır.Diğer iklim elemanlarının etki şiddetini ve dağılışını sıcaklık belirler. Sıcaklık, insan yaşamı üzerinde de doğrudan etkilidir.İnsanların yaşama alanlarını, yerleşmeyi, kültürel, sosyal ve ekonomik etkinliklerini, beslenme, giyinme ve ısınma gibi ihtiyaçlarını etkiler.

Sıcaklığın dağılışını izoterm haritaları ile gösterilir.Aynı sıcaklığa sahip noktaların bir çizgi ile birleştirilmesi ile izotermler veya eş sıcaklık eğrileri oluşur.İzoterm haritaları iç içe kapalı eğrilerden oluşurlar.Komşu iki izoterm arasındaki sıcaklık farkı sabittir. İzotermlerin sıklaştıkları yerlerde kısa mesafelerde sıcaklık farkı artarken, izotermlerin uzaklaştığı yerlerde aynı mesafedeki sıcaklık farkı da azalır.

İzoterm haritalarında termometreden ölçülen gerçek sıcaklıkların yanısıra, indirgenmiş sıcaklık değerleri de kullanılır. Gerçek sıcaklık değerleri ile çizilen haritaya gerçek izoterm haritası denir.

İndirgenmiş sıcaklık(C) = Ölçülen sıcaklık + Yükselti / 100 x 0,5 C formülü ile bulunur.

Örneğin; 1800 m yükseltiye sahip bir istasyonda ölçülen gerçek sıcaklık 10 C ise,indirgenmiş sıcaklık değeri,

10 C + 1800 / 100 * 0,5 = 10 C + 9 C = 19 C olur

Yer yüzünde sıcaklığın dağılışı yerel olarak önemli farklar gösterir.

Yer yüzünde sıcaklık dağılışına neden olan faktörler şunlardır;

1) Güneş ışınlarının geliş açısı

Yer yüzünde sıcaklık dağılışını etkileyen en önemli faktör, güneş ışınlarının geliş açısıdır. Çünkü; güneşten birim alana düşen enerji miktarı, güne ışınlarının geliş açısına göre değişir. Güneş ışınlarının yere değme açısı büyüdükçe, birim alana düşen enerji miktarı artar ve sıcaklık değeri yükselir.Güneş ışınlarının yere düşmesi azaldıkça birim alana düşen enerji miktarı azaldığından sıcaklık değerleri düşer. Güneş ışınlarının yere değme açısı zamana ve yere göre farklılık gösterir.

Işınların yere değme açısını etkileyen faktörler şunlardır;

a) Dünya’nın şekli

Yerin küresel şekli, her enlemin güneş ışınlarını farklı açılarla almasına neden olur. Güneş ışınları Dünya’nın yörüngesine (Ekliptik) paralel olarak gelirler. Ekliptik’e paralel gelen ışık demetleri, Ekvator çevresine dik açılarla düşerken, kutuplara doğru gittikçe daha dar açılarla yer yüzüne düşer. Güneş ışınlarının geliş açısının değişimine bağlı olarak, aynı güçte enerji taşıyan ışık demetleri Ekvator çevresini daha fazla ısıtıp aydınlatırken, kutuplar çevresinde daha geniş alanları ısıtıp aydınlatır. Böylece birim alana düşen enerji miktarı Ekvator’dan kutuplara doğru gittikçe azalır ve buna bağlı olarak sıcaklık değerleri düşer.

isinlarin-dusme-acilari

b) Dünyanın Yılık Hareketi ve Eksen Eğikliği

Dünya’nın yörüngesinden geçen ekliptik düzlemi ile Ekvator düzlemi çakışık değildir. Aralarında değişmeyen 23° 27′ lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle güneş ışınlarının dik düştüğü noktalar yıl içinde Ekvator’dan eğilik açısı kadar kuzeye ve güneye kayar. Böylece güneş ışınları, dönencelere yıl içinde bir defa dönenceler arasına ise iki defa dik düşer. Güneş ışınlarının dik düştüğü noktaların yıl içerisinde değişmesi, Dünya üzerinde diğer herhangi bir noktada da güneş ışınlarının geliş açısının değişmesine neden olur. Böylece herhangi bir noktaya güneş ışınlarının dik geldiği dönemlerde sıcaklık değerleri arttığından yaz yaşanır. Eksen eğikliği sonucunda Türkiye’de ve KYK’de haziran, temmuz, ağustos ayları güneş ışınları daha dik geldiği için sıcak olurken, aynı dönem GYK’ye güneş ışınları eğik geldiği için kış mevsimini oluşturur.

eksen-egikliginin-sicakliga-etkisi

c) Dünya’nın Günlük Hareketi

Dünya’nın şekline bağlı olarak tam yarısı karanlık, bir tam yarısı da aydınlıktır. Dünya’nın 24 saat içinde ekseni çevresindeki dönüşünü tamamlaması, karanlık taraf ile aydınlık tarafın yer değiştirmesine neden olur.

Güneş’ten doğrudan alınan enerji geceleri sıfıra indiğinden, ışıma nedeniyle ısı enerjisi sürekli kaybedildiğinden sıcaklık değerleri sürekli olarak düşer.Gün içerisinde en düşük sıcaklık bu nedenle gecenin son anıdır.Güneş’in ufukta görünmeye başlamasıyla sıcaklık değerleri tekrar yükselmeye başlar.

Günün en sıcak anı ise, güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği öğle vakti değildir. Öğle vakti, birim alana düşen enerji miktarının en yüksek olduğu andır. Ancak bu andan itibaren birim alana düşen enerji miktarı azalmasına rağmen, kazanılan toplam enerji, kaybedilen enerjiden yüksektir. Bu nedenle sıcaklık değerleri yükselmeye devam eder. Bu durum yaklaşık iki saat kadar sürer ve en sıcak an, yaklaşık yerel saat 14:00 sularında yaşanır.

gunluk-hareketin-sicakliga-etkisi

d) Bakı ve eğim

Herhangi bir noktanın güneş ışınlarına olan konumuna baki denir. Güneşe dönük yamaçlar, güneş ışınlarını daha dik açıyla alacaklarından, sıcaklığı etkileyen diğer şartların eşit olduğu diğer bir yamaca göre daha yüksek sıcaklıklara sahiptirler. Güneş’e dönük olmayan yamaçlar ise güneş ışınlarını daha dar alçıya alacaklarından, sıcaklık değerleri daha düşüktür.

Dönenceler arasında dağların her iki yamacı yılın bir döneminde güneş ışınlarını daha dik açıyla aldığından, bakının etkisi belirgin olarak görülmez. Kutuplara yakın bölgelerde güneş ışınlarının çok dar açıyla gelmesi bakının etkisini azalttığından, dağların her iki yamacı da düşük sıcaklıklara sahiptir.

Bakı tarafında güneşlenme süresi uzun, güneş ışınlarının geliş açısı fazla, güneş ışınlarının tutulma oranı daha az ve yerleşme daha fazladır. Örneğin Türkiye’deki dağların bakısı sürekli güney yönlüdür. Bunun sebebi Türkiye’nin 36° — 42° kuzey enlemleri arasında olması ve dolayısıyla Güneş ışınlarını güneyden almasıdır. Bu durumu matematik konum ile açıklamak mümkündür.

bakinin-sicakliga-etkisi

2) Güneşlenme Süresi

Güneşlenme süresi arttıkça sıcaklıklarda artma görülür. Yaz aylarında güneşlenme süresi uzun olduğundan sıcaklık değerleri yüksektir. Yine gün içinde en yüksek sıcaklıkların tam öğle vaktinde değil, öğleden birkaç saat sonra olması güneşlenme süresi ile ilgilidir. Geceleri ise, Güneş’ten enerji alınmadığı için sıcaklıklarda azalma görülür. Bu nedenle günün en soğuk anı, sabahleyin Güneş doğmadan önceki andır.

Güneşlenme süresini daha iyi anlamanız için bir örnek verelim. Gündüz süresinin 12 saat olduğu bir günde, gökyüzü 2 saat süreyle kapanmıştır. Bu durumda güneşlenme süresi kaç saat olur? Güneşlenme süresi güneşi gördüğümüz süreye eşittir. 12 saat içinde – 2 saat hava kapandığına göre = güneşlenme süresi 10 saattir. Bir gün süreyle sabahtan – akşama kadar yağmur yağsa güneş hiç açmasa güneşlenme süresi o gün için 0 (sıfır) saat olur. Bu yüzdendir ki Türkiye’de güneşlenme süresi en az Karadeniz bölgesindedir.

Türkiye Yıllık Ortalama Güneşlenme Süresi Haritası

turkiye-guneslenme-sureleri-haritasi

3) Yükselti

Dünya yerden yansıyan ışınlarla ısınır. Yeryüzü şekillerinin yükselti ve bakı gibi özellikleri, sıcaklığı önemli ölçüde etkiler. Sıcaklık atmosferde yükseldikçe düşer ve yükseklere çıkıldıkça atmosferin yoğunluğu, nem oranı ve kalınlığı azalır.

Bu nedenle, yüksek kesimler güneşten daha fazla enerji aldıkları halde ışıma ile daha fazla enerji kaybettiklerinden sıcaklık değişimi daha fazladır. Gündüz kısa sürede ısınan bu yerler gece hızlıca soğurlar.

Yükseldikçe sıcaklık her 200 metrede yaklaşık olarak 1 derece azalır. Örneğin, deniz seviyesinde sıcaklık 24 derece iken 1800 metre yükseğe çıkılırsa sıcaklık 9 derece azalarak 15 dereceye düşer. (Şekli inceleyerek sıcaklık değişimini anlamaya çalışın)

yukseltinin-sicakliga-etkisi

4) Nem

Su buharı (nem), Güneş’ten gelen ışınları alıkoyma ve özellikle yeryüzünden yansıyan ışınları tutma gibi etkileri vardır. Başka bir deyişle atmosferdeki su buharı yeryüzündeki ısının uzaya kaçmasını engeller, yavaşlatır. Bu nedenle havadaki su buharının fazla olduğu yerlerde, hava daha yavaş ısınır ve daha yavaş soğur. Bu şekilde ısı değişimin az olması sıcaklık farklarının da az olmasını beraberinde getirir.

Örneğin, su buharı bakımından zengin olan deniz kenarları, yağışlı bölgeler, tropikal orman alanları ve çevresine göre alçakta kalan yerlerde günlük ve yıllık sıcaklık farkları daha azdır. Buna karşılık su buharı bakımından fakir olan çöller, kara içleri ve yüksek yerlerde sıcaklık farkları daha fazladır.

nemli-nemsiz

5) Okyanus akıntıları

Okyanus akıntıları, ilk harekete geçtikleri denizlerin sıcaklıklarını, ulaştıkları alanlara taşırlar. Buna bağlı olarak dünya sıcaklık dağılımını etkilerler. Öncelikle farklı iklim bölgeleri arasında görülen akıntılar sıcaklıkları daha belirgin olarak değiştirirler.
Örneğin, Batı Rüzgarlarının etkisiyle oluşan Gulf Stream sıcak su akıntısı Meksika körfezinin sıcak sularını Kuzeybatı Avrupa kıyılarına kadar taşıyarak bu kıyılardaki ülkelerin (İngiltere, İrlanda, Norveç …) iklimini ılımanlaştırır. İngiltere, Türkiye’ye göre çok daha kuzeyde bir ülkedir. Normal koşullarda enlemin etkisine de bağlı olarak İngiltere’nin, Türkiye’den soğuk olması gerekir. Ancak sıcak su akıntısının etkisiyle kışlar İngiltere’de daha ılıman geçer.

dunyadaki-sicak-soguk-su-akintilari-haritasi

6) Rüzgarlar

Hava kütleleri üzerinde bulunduğu yüzeylerin sıcaklıklarından etkilenirler. Hava kütleleri, sahip oldukları sıcaklıkları ulaştıkları alanlara taşırlar.

Bu nedenle, hareket halindeki hava kütlesi sıcaklık dağılışını doğrudan etkiler. Enlem-sıcaklık ilişkisine bağlı olarak yüksek enlemlerden alçak enlemlere doğru esen rüzgarlar, sıcaklık değerlerini düşürürken alçak enlemlerden yüksek enlemlere doğru esen rüzgarlar sıcaklığı arttırıcı etki yaparlar. Fön karakteri kazanmış rüzgarlar da en son ulaştıkları alanlarda sıcaklığı arttırırlar.

ruzgarlarin-sicakliga-etkisi

7) Kara ve denizlerin dağılışı

Aynı miktarda güneş enerjisi alan karalar ve denizler aynı derecede ısınmazlar. Karalar denizlere oranla daha fazla ve çabuk ısınırken, denizler daha az ve geç ısınırlar. Yine karalar denizlere oranla daha fazla ve çabuk soğurken, denizler daha az ve geç soğurlar.

KYK’de karaların en sıcak olduğu ay temmuz, denizlerde Ağustos ayıdır.
KYK’de karaların en soğuk olduğu ay ocak, denizlerde Şubat ayıdır.

kara-deniz-dagilisinin-sicakliga-etkisi

GYK’de karaların en soğuk olduğu ay temmuz, denizlerde Ağustos ayıdır.
GYK’de karaların en sıcak olduğu ay ocak, denizlerde Şubat ayıdır.

Bir diğer nokta KYK’de karalar daha fazla olduğu için KYK yazları daha sıcak, kışları daha soğuk olur. GYK’de denizler daha fazla olduğu için KYK kadar ısınmaz ve soğumaz. KYK daha karasal, GYK ise daha denizel bir özellik gösterir kara ve denizlerin dağılışından dolayı.

8. Bitki Örtüsü

Bitki örtüsü, güneş ışınlarının bir kısmını emerek gündüz yerin fazla ısınmasını önler. Gece ise, yerden ışıyan sıcaklığın bir bölümünü tutarak fazla soğumayı engeller. Bunun sonucunda, bitki örtüsünün gür olduğu alanlar ile seyrek olduğu alanlar arasında, sıcaklığın dağılışı açısından önemli farklar ortaya çıkar.

Sevebilirsin...

  • merve

    cok iyi oldu ya tşk

  • Nisa

    Biraz uzun olsada proje ödevimi yapmaya yardımcı oldu Teşekkürlerr :))

  • Serdar

    teşekkürler çok iyi olmuş hakikaten

  • Sevilay Çelik

    Hocam cevabın b olması gerekmiyor mu? Cevap anahtarı a diyor..

    • Verilen yer donenceler arasında olmalıdır. Donenceler arası 0 ile 23 enlemleri arasıdır. Cevap A. Cevapta hata yok

      • Sevilay Çelik

        Hocam peki c şıkkında kuzey yarım kürede batıda daha soğuk değil mi

        • Kıtaların batı kıyıları demektedir. Batı ile kıtaların batısı farklı. Özellikle kuzey amerika kıtasının batısında bulunan Kaliforniya soğuk su akıntısı bariz görülmektedir. D ye ulasilamaz

          • Sevilay Çelik

            Batı ile kıtaların batısı nasıl farkıdır hocam biraz daha açabilir misiniz birde oyoşiyo kroşivo ve kanaryanın yeri de belli değil mi sadece kaliforniya aldık? Ben bunlara değil de daha bariz gördüğüm derecelere bakmıştım…

          • Şimdi Dünya haritası üzerinde batı dediğimiz zaman haritanın en soluna bakarız ama kıtaların batısı dersek en doğuda bulunan bir kıtanın soluna bakarız. Farklı şeyler

          • Sevilay Çelik

            Yani batı kıyı dediği zaman kıta doğuda da olsa batıda da olsa soluna bakarız

          • Aynen öyle 😉

          • Sevilay Çelik

            Tesekkür ederim :

          • Sevilay Çelik

            Yüksek enlemlerde batı kıyıları derken derecelere baktım ama batıda da Doğu da da – 10 var ayırt edemedim

          • Yüksek enlem ifadeleri kutuplara yakın alanlar için kullanılır. Burada yüksek ifadesi enlem derecelerinin (sayısal olarak) yüksekliğinden doğmuştur. Örneğin 70 – 80 – 90 derece enlemleri yüksek enlemlerdir. Hem kuzey hem de güney kutbuna yakın alanlar yüksek enlemlerde bulunur.