Türkiye Arazilerinin Jeolojik Değişimi

Türkiye Arazilerinin Jeolojik Değişimi

I. Jeolojik Zaman (Paleozoik)

Türkiye arazilerinin bir bölümü bu zamanda oluşmuştur. Bu dönemde Türkiye arazisinin bulunduğu alan, Tetis Deniz’inin yer aldığı tortulanma alanı içindedir. Bu alanda biriken tortullar zamanla sert kütleler (masif) haline dönüşerek, Türkiye arazinin temelini oluşturmuştur.

Paleozoik’te bol yağışlarla oluşan gür bitki örtüsünün kalıntıları, zaman içinde Zonguldak çevresinde taş kömürü yataklarının oluşumunu sağlamıştır.  Yani taş kömürü 1. zamanda meydana gelmiştir.

turkiye-masifleri————————
1. Yıldız Dağları Masifi
2. Zonguldak Masifi
3. Kastamonu – Devrekani
4. Kırşehir Masifi
5. Bitlis Masifi
6. Mardin (Eşiği) Masifi
7. Anamur Masifi
8. Menteşe – Saruhan Masifi

Masif alanları çok yaşlı olup kıvrılma özelliklerini çoktan kaybetmiş sert yapılardır. Bu yüzden bu alanlarda deprem görülmez. Türkiye’de nükleer santral için yer aranırken bu alanlar dikkate alınmıştır. Nükleer santral için çok su gerektiği için Anamur ve Sinop üzerinde durulmuştu.

II. Jeolojik Zaman (Mezozoik)

Bu dönemde birinci zamandan kalma araziler aşınmaya uğramıştır. Aşınan malzemeler Tetis Denizi’nden kalma çukurluklar da birikmiştir. Bugünkü Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar’ ın uzandığı alanlarda, bu devrin sonlarına doğru ilk kıvrım hareketleri başlamıştır.

III. Jeolojik Zaman (Tersiyer)

Tetis Denizi’nin kuzeyi ile güneyindeki Doğu Avrupa ve Arabistan kütlelerinin birbirlerine doğru yaklaşmasıyla Alp – Himalaya Orojenezi başlamıştır. Bu orojenez sonucu Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar oluşmuştur. Ülkemizde linyit, petrol, doğal gaz, krom ver bor yatakları bu devirde oluşmuştur. Tersiyer’in sonuna doğru volkanik faaliyetler yoğunlaşmıştır.

IV. Jeolojik Zaman (Kuaterner)

Anadolu’nun yükselmesi devam ederken Adalar (Ege) Denizi’nin yerinde bulunan Egeit karası çökmüştür. Bu karanın çökmesiyle Akdeniz’ in suları bu alanı doldurmuş ve Adalar Denizi oluşmuştur. Marmara Denizi’nin bulunduğu alanın çökmesi ile eski birer akarsu vadisi durumundaki İstanbul ve Çanakkale boğazlarının oluşumu da bu dönemdedir.
Türkiye’nin bugünkü görünümünü tamamladığı bu jeolojik zamanda delta ovaları, birikinti konileri, ovalar, vadiler, İç Anadolu ve Doğu Anadolu’daki volkanik dağlar ile Ege’ deki Kula volkanları gibi önemli yer şekilleri oluşmuştur. Ayrıca bu zamanda meydana gelen iklim değişmeleri sonucu 2000 metreden yüksek dağlarımız buzullaşmaya uğramıştır.

Geçirdiği jeolojik aşamalar göz önüne alındığında Türkiye arazisi genç bir yapıdadır. Bu nedenle ortalama yükseltisi fazla (1132 metre) ve arazisi çok engebelidir. Yine aynı nedene bağlı olarak volkanik araziler, sıcak su kaynakları ve kırık hatlar bakımından zengindir.

jeolojik_zamanlar-b

Sevebilirsin...

  • lalalalupzi

    allah razı olsun

  • Bahadır Bolat

    BAZI KAYNAKLARDA İSTANBUL VE ÇANAKKALE BOĞAZLARININ BİR FAY HATTI OLDUĞUNU VE BU FAY HATTININ 4. ZAMAN SONUNDA BUZULLARIN ERİMESİ SONUCU AKDENİZ’İN SULARININ ÇANAKKALE BOĞAZI’NIN BULUNDUĞU FAY HATTINI DOLDURUP ARDINDAN MARMARA ÇÖKÜNTÜSÜNÜ BASARAK İSTANBUL BOĞASININ BULUNDUĞU FAY HATTINI DA SUYLA DOLDURUP KARADENİZ İLE BİRLEŞTİĞİNİ YAZIYOR HOCAM. BU BİLGİLERİN HANGİSİ DAHA DOĞRU VEYA İKİSİ DE İTİBAR EDİLİR Mİ? ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.

    • Öncelikle bu bilgiler kesinlik arz etmez. Yarı yarıya varsayima dayalıdır. Bana göre ise fay hattı olma olasılığı mantıklı gelmiyor. O bölgede fay hatları doğu batı yönlüdür. İstanbul ve Çanakkale’yi bağlayan hat K – G yönlüdür.

      • Bahadır Bolat

        Hm evet akarsu daha mantıklı benim de aklıma fay hatları ile akarsu boylarının farklı olması takılmıştı ama bi kaynakta fay kırığı diye görünce sormak istedim teşekkür ederim hocam.
        8 Nis 2015 08:29 tarihinde “Disqus” yazdı: