Doğadaki Üç Unsur: Su (4. Bölüm – Yeraltı Suları ve Kaynaklar)

yeraltisuyu akisi1

Yer altı su depoları, yağmur ve kar sularının bir kısmının geçirimli tabakalardan sızıp geçirimsiz bir tabaka üzerinde toplanması sonucu meydana gelmektedir. Yer altı suları genellikle yağışlarla beslenir. Yağışlarla yeryüzüne inen suların yer altına sızma miktarı, arazinin geçirimlilik ve kayaçların gözeneklilik derecesine bağlıdır. Yeryüzünde bol yağış alan ve geçirimli arazilere sahip alanlar, yer altı suyu bakımından zengindir.

Yüzey sularının (yağmur, kar, buz, göl, akarsu, bataklık) toprak yüzeyinden sızarak yer altındaki boşluklarda ve geçirimsiz tabakalar üzerinde birikmesiyle depolanan sulara yeraltı suları denir. Yer üstü sularının yer altında depolanabilme kapasiteleri aşağıdaki koşullara göre faklılık gösterir;

a) Yağış Miktarı; Yağış miktarı ne kadar fazla ise yer altına sızma ve depolanma miktarı o kadar fazladır. Dünya’da ok yağış alan tropikal, muson ve okyanusal iklim bölgelerinde kaynaklar su bakımından zengindir.

b) Yağış Şekli ve Biçimi; Arazilerin geçirimlilik özellikleri birbirinden farklı olsa da su bir anda toprak altına sızamaz. Az ve sürekli olan yağmur yağışı ile kar ve buzların yavaş yavaş erimesi esnasında yer altına daha fazla su sızar. Bir anda ve fazla miktarda yağış (dolu, sağanak yağış) durumunda yer altına sızma daha az gerçekleşir.

c) Arazinin Geçirimliliği; Yeraltı sularının oluşabilmesi için her şeyden önce sızma gerekmektedir. Sızma üzerinde yerin yüzeyindeki taşların yapısı ve dokusu etkilidir. Taşların tane ve mineralleri arasında gözenek adı verilen boşluklar vardır. Gözeneği fazla olan taşlar, üzerlerine düşen suyu emerler. Ancak, yer altı sularının oluşmasında sızma kadar, taşların geçirgenlik derecesi de önemlidir. Gözenekleri mikroskobik ölçüde küçük olan sık dokulu taşlar, emdikleri suları alttaki tabakalara geçirmez. Kil, mil, şist ve granit gibi taşlar geçirimsizdir. Buna karşın kum, çakıl, kum taşı, kalker, konglomera ve volkan tüfü gibi taşlar, içerisine aldıkları suyu kolaylıkla bir alttaki tabakaya geçirir. Yer altı sularının oluşması ve şekillenmesi, geçirimli ve geçirimsiz taş ve tabakaların varlığına bağlıdır.

gecirimlilik

d) Arazi Eğimi; Eğimli arazilerde suyun yer altına sızması daha yavaş gerçekleşir. Düzlük alanlarda daha az hareketli veya durgun sular yer altına daha fazla sızar.

e) Bitki Örtüsü; Bitki örtüsü bakımından zengin bölgelerde suyun hareketi yavaşlar ve su daha fazla yer altına sızar. Eğimli ve bitki örtüsü çok cılız yerlerde suyun hareketi yer altına sızmayı azaltır.

Bilinmesi Gereken Bazı Kavramlar;

1) Geçirimli Tabaka: İçerisinde su bulunduran tabakaya denir. Bu tabakaya akifer adı da verilir.
2) Geçirimsiz Tabaka: Bünyesinde bulunan taş ve toprağın suyun geçişine ve sızmasına imkan vermediği tabakadır. Yer altı suları genellikle bu tabaka üzerinde birikir.
3) Taban Suyu Seviyesi: Yer altındaki suların yeryüzüne paralel uzanan su seviyesidir. Su tablası da denir.
4) Kaynak: Yer altı sularının kendiliğinden yüzeye çıktığı yerlere kaynak (göze, eşme, memba, pınar, içme) denir.
5) Taban Suyu: Geçirimsiz tabaka üzerindeki geçirimli tabaka içerisinde biriken sulara denir.

Oluşum Yerlerine Göre Kaynaklar

1 – Artezyen Kaynağı

Artezyen

İki geçirimsiz tabaka arasındaki geçirimli tabakada biriken suların sondaj yapılarak yeryüzüne çıkarılmasıyla oluşur.
– Bu kaynağı diğer kaynaklardan ayıran özellik beşeri faktörlerle (sondaj, kuyu) yeryüzüne çıkarılmasıdır
– Su ilk başta basınçla kendiliğinden, daha sonra ise dinamo ve tulumba yardımı ile çıkarılır
– Türkiye’de en yaygın olan kaynak türüdür
– Su miktarı yıl içinde değişir. (Yağışlarla beslenir)
– Suları soğuktur
– İçme ve sulama suyu olarak kullanılabilir.

2 – Vadi (Yamaç) Kaynağı

vadi kaynagi

Vadi yamaçlarının yer altı suyu tablasını kestiği yerlerde meydana gelen kaynaklardır.
– Genellikle akarsuları besleyen kaynaklardır
– Akarsuyun yaz mevsiminde kurumasını önler
– Suları soğuktur
– Yağışlarla beslendiği için kaynaktan çıkan su miktarı yıl içinde değişir
– İçme ve sulama suyu olarak kullanılabilir
– Geçirimli tabakanın akarsu tarafından kesilmesiyle oluşur

3 – Karstik Kaynaklar (Voklüz)

karstik kaynak

Kolay çözünebilen karstik arazilerin bulunduğu alanlardaki erime sonucu meydana gelen boşluklarda biriken suların yeryüzüne çıkmasıyla oluşan kaynaklardır.
– Eriyebilen taşlar içerisinde gelişen su sistemleridir
– Genellikle çok su çıkartan kaynaklardır
– Karstik kaynaklara voklüz adı da verilir
– Suları soğuktur
– Suları kireçlidir, dolayısıyla acıdır
– Debilerinde mevsimsel değişimler görülür (fazla değil)
– Toros Dağları’ndaki Şekerpınarı Türkiye’deki en güzel örneğidir
– Akdeniz Bölgesinde (Karstik arazilerde) yaygındır

4 – Fay Kaynağı

fay kaynagi

Yer kabuğundaki fay hatları boyunca yüzeye çıkan suların oluşturduğu kaynaklardır. Suları yerin derinliklerinden geldiği için sıcaklık ve iklim koşullarından etkilenmez. Sular geçtikleri taş ve tabakalardaki çeşitli mineralleri eriterek bünyelerine aldıkları için mineral bakımından zengindir. Suları çok sıcak olanlarına kaplıca, ılık olanlarına ise ılıca denir. Fay kaynaklarının suları bazı romatizma ve cilt hastalıklarının iyileştirilmesinde yardımcıdır.

– Suları sıcaktır. Ne kadar derinden gelirse o kadar sıcak
– Sıcaklık ve iklim koşullarından etkilenmez
– Mineral (Eriyik) bakımından zengindir
– Ekonomik değeri yüksektir (Kaplıca Turizmi)
– Debilerinde mevsimsel değişimler görülmez
– Bu kaynakların görüldüğü yerlerde deprem ihtimali yüksektir

5 – Gayzer Kaynağı

gayzer-horz

Volkanik alanlarda yer altındaki sıcak suyun belli aralıklarla su veya buhar şeklinde fışkırmasıyla oluşan kaynaklardır. Yeni Zelanda ve İzlanda’da yaygındır.
– Suları bellik aralıklarla püskürür
– Suları çok sıcaktır
– Volkanik arazilerde yaygındır
– Su minerallerce zengindir
– Kaynak rejimi düzenlidir

Konunun Video Anlatımını İzle

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

7 Cevaplar

  1. morg dedi ki:

    yeraltı suları kaç yılda çıkar

    • kadirhoca dedi ki:

      Bu tabakaların kalınlığına, toprak ve kayaç yapısına, yüksekliğine, boşluk ve kırık yapılarına, geçirgenlik durumuna, yağış miktarına göre farklılık gösterir. Yani tahmin etmek pek mümkün değildir.

  2. koyuhayat dedi ki:

    Hocam video da son soruda mısır ı işaretlediler ama sıcak su kaynakları mısırı da içine alıyor. Cevap Kanada olmayacak mı?

  3. Başak ÇEVRE dedi ki:

    https://uploads.disquscdn.com/images/8ee7025ec597140f24462ed0fe20840cb87028dfbc0d2a9ec6941fcb58213736.png

    Hocam şu soruma bakabilir misiniz? Ben d yapmıştım fakat e şıkkı diyor cevap anahtarında. Artezyen kaynak sadece elle müdahale ile yeryüzüne çıkmıyo muydu

    • kadirhoca dedi ki:

      Suları mineralce fazla olanlar genelde sıcak sulardır ve açıkçası içilmeye çok uygun değillerdir. Bu kaynağın suyu ise soğuktur ve genelde içme ve sulama suyu olarak kullanılır. E şıkkında ki ifade doğrudur. İki geçirimsiz tabaka arasındaki su basıncın etkisiyle fışkırarak çıkar. Bu kaynaklar genelde insan müdahaleleri sonucu (sondaj) oluşsa da bazen doğal olarakta çıktığı görülür. Buna en güzel örnek çöllerdeki vahalardır.

  4. Ege dedi ki:

    Hocam merhaba bir sorum olacaktı gayzer kaynakları fay kaynakları gibi jeotermal enerji için kullanılabilir mi ve gayzerlerin rejimi düzenlidir cümlesini doğru mu kabul etmeliyiz ? Yoksa belli aralıklarla püskürdüğü için düzensizdir mi demeliyiz?

    • Kadir UÇAR dedi ki:

      Gayzer kaynakları fay kaynakları gibi jeotermal enerji üretiminde yaygın olarak kullanılmıyor. İzlanda da örnekleri olsada çok yaygın değildir. Bunun dışında yapıların isitilmasinda kullanımı yoğundur. Rejim konusuna gelince düzensiz kabul etmek daha mantiklidir. sonuçta belli aralıklarla puskurmektedir ve esnada suyun miktarında büyük değişimler yaşanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir