Levha Tektoniği (Teorisi) Kuramı

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Levha Tektoniği (Teorisi) Kuramı

Levhalar

Arkadaşlar merhaba, bu derste Levha Tektoniği, Levha Tektoniği (Teorisi) Kuramı, Levha (Plaka), Manto içerisindeki Konveksiyonel Akıntılardan bahsedeceğiz.

Yeryüzünden baktığımızda üzerinde yaşadığımız dünya’nın tek parça olduğunu düşünebiliriz. Ancak gerçekte durum böyle değildir. Yukarıdaki şekilde temsilen gösterildiği gibi dünya yüzeyi irili ufaklı parçaların (yap-boz parçaları gibi) bir araya gelmesinden oluşur. Bu parçaların her biri “Levha” veya “plaka” olarak adlandırılır. Levhalar dünya üzerinde hareketsiz de değildir. Manto içerisinde gerçekleşen konveksiyonel (yükselici) akıntılar levhaların büyüklüklerine, ağırlıklarına ve akıntının akış yönüne göre belirli yönlerde hareket edip resmen bir gemi gibi yüzmektedir.

Bu görüşü ilk defa dile getiren Alman bilim adamı “Alfred Wegener”dir. Alfred Wegener, 1915 yılında “Kıtaların Kayma Teorisi” adını verdiği bu teoriye göre: Dünya çok eski zamanlarda tek bir kıtadan (ismi Pangea) oluşuyordu. 2. ve 3. zamanda bu kıta parçalanmış günümüze kadar devam eden süreçte kıtalar birbirinden uzaklaşarak günümüzdeki halini almışlardır.

Levha tektoniği dünya haritası

Günümüzde Kıtaların Kayması Teorisi geliştirilerek “Levha Tektoniği Kuramı” veya “Levha Tektoniği Teorisi”olarak anılır olmuştur. Bu kurama göre Dünya, 6’sı büyük toplam 13 levhadan meydana gelmektedir.

Büyük Levhalar
1. Kuzey Amerika Levhası
2. Güney Amerika Levhası
3. Avrasya Levhası
4. Afrika Levhası
5. Antartika Levhası ve
6. Pasifik Levhası
Küçük Levhalar
7. Karayip Levhası
8. Kokos Levhası
9. Nazka Levhası
10. Arabistan Levhası
11. Hindistan Levhası
12. Filipinler Levhası ve
13. Avustralya Levhası

Bu levhalar hamurumsu kıvamda olan manto üzerinde bir geminin denizde yüzmesi gibi değişik yönlerde ancak çok yavaş (yılda 1 – 10 cm arasında) olarak hareket etmektedirler. Bu levhaların birbirlerinden uzaklaştığını yapılan bilimsel araştırmalar tartışmasız olarak kanıtlamıştır. Bu kanıtlara en büyük 3 örneği şu şekilde verebiliriz.

1. Bazı kıtaların kenar (kıyı) şekillerinin diğer kıtaların ki ile uyuşuyor olması.
2. Bu şeklen uyuşan bu kısımlarda farklı kıtalarda benzer bitki ve hayvan türlerine rastlanması.
3. Benzer jeolojik yapıların ve toprak türlerinin görülmesi.

Peki bu levha sınırları neye benziyor? Alın size birkaç fotoğraf bu sınırlar çoğu zaman yüzeyden belli olmasa da bazı yerlerde kendini ele veriyor.

Levha sınırlarından bahsetmişken bu alanlarda aynı zamanda

  • Volkanik Faaliyetler (Yanardağlar),
  • Depremler,
  • Sıcak su kaynakları ve,
  • Jeotermal enerji potansiyeli yüksektir.

Levha sınırları ile yukarıda verilen 4 başlık paralellik gösterir.

Levhaların nasıl hareket ettiği kısmını biraz daha açmakta fayda var. Alt mantoda çekirdeğin etkisiyle ısınıp yükselen magma, dikey yönde yer kabuğuna doğru yükselir. Yükselen devasa lav akıntıları kabuğa çarptıktan sonra kabuğa paralel olarak akışa devam eder. Bu akış üzerinde bulunan levhaların (kıtaların) yılda ancak birkaç santim hareket etmesine sebep olur. Ancak Dünya’nın yaşı dikkate alındığında yılda 1 mm’lik bie hareketin bile binlerce km’lik hareketleri beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır. Akıntının soğuması ve yoğunluğunun artmasıyla akıntı tekrar dikey yönde alt mantoya doğru alçalır. Manto içerisinde çok yavaş gerçekleşen fakat sürekli olan bu harekete “konveksiyonel akıntılar” adı verilir.

 

konveksiyonel akıntılar

Mantonun etkisiyle hareket eden levhalar, levha sınırlarında iki türlü hareket sergiler. 1. birbirine yaklaşma, 2. Birbirinden uzaklaşma.

Okyanus tabanlarında levhaların birbirinden uzaklaştığı yerlerde, derinlerden gelen magmanın oluşan boşluğu doldurup katılaşması ile “okyanus ortası sırtlar” oluşur.

Okyanus Ortası Sırtlar

Atlas Okyanusu Sırtları


Kıtasal ve okyanusal levhaların birbirine yaklaştığı yerlerde, okyanusal levha yoğunluğu fazla olduğu için kıtasal levhanın altına batar. Buna “dalma batma alanı” denir. Dalma batma alanlarında okyanus çukurları ve kıvrımlı dağlar oluşabilir. Ayrıca buralarda gerilme ve sürtünmenin etkisiyle bol bol deprem ve volkanizma faaliyetleri görülür.

Dalma Batma Alanları

Yoğunluğu aynı olan levhalar karşılaştığında ise levhalar arasında kalan tortul tabakalar sıkışıp kıvrılarak yeryüzünde kıvrım dağ sıralarının oluşmasına sebep olur. Bunun en güzel örneğini Hindistan Levhası ile Avrasya Levhalarının karşılaşmasından yükselen Himalaya Dağları örnek olarak verilebilir. Bu bölgelerde yükselme devam etmekte olup sık sık depremlerin görüldüğü alanlardır.

kıtasal levhaların sıkışması

Konuyu okuduğunuz için teşekkür ederim. Başarılar…

Share.

1 Yorum

Leave A Reply